31 Ekim 2016 Pazartesi

1960 DARBESİ


Darbenin altında yatan zincirleme olaylara göz atmadan bu askeri darbeyi eksik anlatmış oluruz. DP’nin 14 Mayıs 1960 yılında iktidara gelmesiyle birlikte CHP’nin uzun süren 23 yıllık hükümeti muhalefet konumuna düşmüştü. Dönemin DP başkanı olan İstanbul Milletvekili Adnan Menderes 19. Cumhuriyet Hükümetini kurmasına rağmen hükümet bir yılını doldurmadan 8 Mart 1951 tarihinde istifaya sürüklenmişti. 20. Cumhuriyet hükümeti Adnan Menderes tarafından kuruldu ve DP Genel Kongresinde tekrar genel başkan seçildi. Bu dönemde laiklik karşıtı olduğu belirtilen Said Nursi ile ilgili dava 25 Aralık 1952 tarihinde Samsun’da görüşülmeye başlanmıştı. Ayrıca Atatürkçü düşünceye zarar vermek ve dini siyasete ilan etmek suçlamasıyla MP’nin (Millet Partisi) faaliyetleri 8 Mart 1953 tarihinde durdurulmuştu. 1954 tarihinde ise mahkeme partinin dini karakterde olduğu kanısına vararak partinin kapatılmasına karar verilmişti. (1)
1954 yılında yapılan seçimlerde DP Parlamentoda üstünlüğü sağlayarak CHP’nin 31 sandalyesine karşı 489 sandalye ile büyük bir üstünlük kurmuştu. Sandıktan zaferle ayrılan DP 17 Mayıs 1954 tarihinde 21. hükümeti kurmuştu. Meclisten güven oyu alan 21. hükümet başkanı Adnan Menderes 1955 tarihinde Fuad Köprülü’yü Başbakan yardımcısı ve Fatih Rüştü Zorluyu ise Devlet ve Dışişleri Bakanlığına getirdi. DP’nin meşruluğu artmaya başlamıştı ki parti içinde çatlak sesler yükselmeye başladı. 1955 yapılında parti genel kongresinde Adnan Menderes başkan seçilirken muhalif görülen 9 milletvekili partiden ihraç edildi. İhraçları 10 milletvekilinin vefa istifaları izledi. İzleyen dönemde meclis kurulundaki tartışmalardan dolayı Sıtkı Yırcalı, Hasan Polatkan ve Fatih Rüştü Zorlu bakanlıklardan istifa ettiler. İstifaların ardından bütün kabinenin istifası gündeme gelince Adnan Menderes dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a hükümetin istifasını sunar ve hükümet düşer. (1)
Cumhurbaşkanın yeni bir hükümet kurulması istemi üzerine Adnan Menderes 9 Aralık 1955 tarihinde 22. hükümet kurulmuştur. 22. Hükümetin ömrü de 1957 seçimlerine kadar kısa süreli olmuştur. 1957 seçimlerinde DP 519, CHP 173 ve Cumhuriyet Millet Partisi (CMP) ise 4 koltuk kazandı. Seçim sonuçlarına göre 25 Kasım 1957 tarihinde 23. Cumhuriyet Adnan Menderes tarafından kuruldu. Ne olduysa bu dönemden sonra oldu. DP 1958 meclis konuşmasında CHP’ye faaliyetlerinden dolayı gözdağı vermeye başladığında CHP’den jet açıklama geldi. CHP, Cumhuriyetin ve hükümetin koruyucusu olduğu için demokrasinin en büyük garantörüdür, denmiştir. Bu sıkıntılı dönem yaşanırken kışlada değişiklik sinyalleri gelmeye başladı. 22 Ağustos 1958 tarihinde Genel Kurmay Başkanlığına Rüştü Erdelum, Kara Kuvvetleri Komutanlığına Orgeneral Cemal Gürsel getirildi. Fakat siyasiler arasındaki ipler gerilmeye devam ediyordu. İsmet İnönü ve Menderes arasında yaşanan “idam sehpası” ve “yumruk atma” polemiği tarafları birbirine düşman etmişti. 
EZAN ARAPÇA OKUNACAKTIR KARARI
 Adnan Menderes hükümeti Arapça Ezan için serbestlik çıkararak halkın dini duygularını yaşaması için ortam hazırlamıştı. Fakat bu durum başta ordu olmak üzere bütün muhalif grupların dikkatlerini üzerine çekmişti. Bu ayrılığı meclisteki CHP milletvekillerine baskısı ve Kırşehir’in ilçe olması izledi. Başta Arapça Ezan yasağının kaldırılması ile birlikte Cumhuriyetçi yapı yıkılmaya mı çalışılıyordu? DP bu düzenlemelerden sonra Cumhuriyete ihanetle suçlandı ve Celal Bayar Arapça Ezan yasağının kaldırılmasını köşkte uzunca süre bekletmiştir. Üniversiteler, Harp Okulları ve milletvekilleri orduyu göreve çağırıyorlardı. Ordu müdahale için ABD’nin Menderes ile çatışmasını bekledi. Ve beklenen oldu. Menderes Milli Şef’i (İsmet İnönü) paralardan çıkarılıyor ve Celal Bayar yok sayılıyordu. Menderes bu dönemde ABD’den beklediği desteği göremeyince Sovyet Rusya’ya (SSCB) döndü. Bu dönemde askerin beklediği ortam sağlanmıştı. ABD adeta kendi güdümünden çıkan bu iktidarın devrilmesi için 27 Mayıs muhtırasına göz yumdu. Ve ülke önce Milli Birlik Komitesi’nin güdümüne girdi ve Menderes ip’e gitti. (3)
İç siyasette bunlar yaşanırken dış siyaset için Başbakan Adnan Menderes Türkiye ve Yunanistan görüşmeleri için Londra’ya hareket etti. Menderes’in uçağı 17 Şubat 1959 tarihinde Gatwick Havaalanı yakınlarında düştü. Yaşanan uçak kazasında 14 yolcu hayatını kaybederken Adnan Menderes mucizevi şekilde kurtulmuştu. 1960 yıllarında ülke adım adım askeri darbeye yürüyordu. Ülke siyasiler arasındaki söz düellolarına otomatik tepki gösteriyordu. İnönü 1959 Mayısında Uşakta taşlı saldırı ile yaralandı. 3 gün sonra İnönü İstanbul’da tekrar saldırıya uğradı. CHP otobüsleri Çanakkale ve Denizli’de saldırıya uğradı. Saldırılardan sonra CHP, DP ve Said Nursi arasındaki anlaşmayı afişe etmişti. Fakat Adnan Menderes 8 Ocak 1960 tarihinde bir meclis konuşmasında bu iddiaları yalanlayarak CHP’yi “nifak cephesi” olarak nitelendirmişti. CHP üzerindeki bu baskılar devam ederken İnönü tarafından DP cephesine bir uyarı mesajı geldi. DP cephesinde bu bir kışkırtma olarak görüldü ve 18 Nisan 1960 tarihinde CHP hakkında basın ve faaliyet soruşturması açıldı. (1)

ASKER HÜKÜMETE NOTA VERMİŞTI... DARBENIN AYAK SESLERİ

Olayların ardı arkası kesilmez. CHP’ye karşı başlatılan linç ve saldırı girişimi olayları askerin dikkatini çekmiştir. Kara Kuvvetleri Komutanı olan Cemal Gürsel 3 Mayıs 1960 tarihinde Savunma Bakanı olan Ethem Menderes’e bir mektup yazar. Mektuptan sonra 5 Mayıs 1960 tarihinde Harbiyeli öğrenciler Ankara Kızılay’da bir gösteri düzenlediler. Başbakan Adnan Menderes olay yerine gittiğinde öğrencileri yatıştırmak yerine adeta itilip kakıldı. Olayların ardından Celal Bayar ve İçişleri bakanı olan Namık Gedik arasında olaylara müdahale edilmesi gerekliliği konuşuldu. Gösterinin ardından Adnan Menderes İzmir gezisine çıkmıştır. Menderes’in gezisi sırasında 27 Mayıs’ta Harp Okulu öğrencileri “Zafer Anıtı”na kadar sessizce yürümüşlerdi. İşte darbenin ayak sesleri bu gösterilerdi. Asker DP iktidarını istemiyordu. Bütün Harp Okulu ayaklanmaları yaşanırken 22 Mayıs tarihinde Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından haberleşme ve kişiler arasındaki toplantıya yasak getirildi. Darbenin ardından Osmanlı Devletinden kalan 10 bin altınla devredilerek 3 Ocak 1961 tarihinde Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu adında bir fon oluşturulmuştur. Üyeliği zorunlu olan kuruma subay ve astsubayların maaşlarının %10’u ve yedek subayların maaşının %5’i bu fona aktarılır. Darbeden bir gün önce Genel Kurmay Başkanı olan Erdelhun, askerin DP’ye olan bağlılığının sürdüğünün açıkladı. Fakat ertesi gün yapılan darbe gösterdi ki TSK’da kendi içinde bölünmüştü. 26 Mayıs gecesi DP karşıtı general ve subaylardan oluşan 38 kişilik komite 27 Mayıs sabahı tanklarla beraber Albay Alparslan Türkeş tarafından radyoda okunan bildiri ile hükümete el koyduğunu bildirmiştir. (1) (2


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder